Tecelli-i Zât nedir? Fiil, Esmâ,

Sıfat, Şuunat ve Zât tecellileri herbiri ayrımıdır? Bu hakikat sadece velayat-i kübra ve velayet-i hassa-yı Muhammediye (a.s.m.) içinmi geçerlidir? Binbir Esmâya istinad etmek, Ehad ve Samed’e ayine olmak, Mükerremiyet Arşına yükselmek, İsm-i Ferd’e mazhar olmak herbiri Tecelli-i Zât’a mazhar olmak mı demek? Çünkü herbirinde ortak bir nokta var gibi..
Cenab-ı Hâkk hayatın sırr-ı hakikatı ile neyi murad etmekte? Murad-ı ilahî nedir? Bir temsil ile beyan edebilir misiniz?

Risale-i Nur bütün esma-ya mazhar iken neden bilhassa İsm-i Hakîm ve Rahîm noktasında yazılmış? Bu iki ism-i Âzam’da ne gibi sırlar var?

Cevap
Cenab-ı Hak bize nihayetsiz yakın biz ise ona nihayetsiz uzağız. Bu sebeple O’nu tecellilerle anlayabiliriz. Risale-i Nur’daki miraç bahsi ve güneş misali bunu anlatan misallerden birisidir.

Yine risalede bir sultanı icraatından, devlet dairelerinden veya bizzat huzuruna çıkarak tanımak gibi… Veya Mimar Sinan’ı sanatından tanımak gibi… Ya da mimarı en iyi eserinden tanımak veya bizzat zatıyla muhatab olmak gibi. Bunların hepsi tecelli çeşitleri… Kişinin mertebesine, kabiliyetine ve kalbinin keskinliğine ve parlaklığına bağlı…

Tecelli-i Zat mirac bahsinde olduğu gibi azam mertebede tecellidir. Peygamberimiz mazhar olmuştur. Nübüvvet yoludur. Velayet-i kübra da aynı yoldur fakat mertebesi farklıdır, arada Peygamberimiz (asm) vardır. İsimlerin sıfatların şuunatı vardır yani şeni ve gereği vardır.

Hayat en büyük hakikatlardan ve en büyük mucizelerden birisidir. Hayat sahibi canlı sayılamayacak kadar çok ve mebzuldür. İncelemek araştırmak için büyük imkânlar var… Bakteriden gergedana kadar o kadar geniş bir sahada faaliyet gösteriyor. Buna rağmen hakikatı, beşer nazarında gizlidir, sırdır. Vahid ve Ehad isimlerinin muazzam bir tecellisidir.

Hakim ve Rahim isimleri her ikisi de çok önemlidir. Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz bu iki isme azam mertebede mazhardır. Hikmet diğer ümmetlerde ve diğer kitaplarda çok ağırlıklı değildir. Kur’an, Kur’an-ı Hakimdir. Rahim ismi ise, Peygamberimizin mahşerde “ümmeti, ümmeti” demesi de Rahim ismine ne kadar yüksek seviyede mazhar olduğunu gösterir.

Zaman ve gereği önemlidir. Tüm zamanlara göre hikmet son ümmet (islam) zamanında revaç bulmuştur. Bu ümmet içinde de en fazla ahir zamanda revaç bulmuştur. Rahim ise ferd bazında her bir müminin imanının kurtarılması şefkat ve rahimiyyetin gereğidir. Ayrıca müsbet hareket ile masumların haklarının korunması da Rahim isminin tecellisidir ve Risale-i Nur’un tarzıdır. Ahirzamanda Yecüc-Mecüc fitnesi olan teröre karşı Rahim isminin gereğini yapmak bizim tarzımızdır. İnşallah ayrı bir makalede bu konuyu işleriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir